Balın kalitesi laboratuvarda anlaşılıyor

Uzmanlar, balın doğallığını anlamak için yaygın olarak bilinen yöntemlerin yeterli olmadığını ve kesin sonucun ancak laboratuvar analizleriyle tespit edilebileceğini belirtiyor.

Balın kalitesi laboratuvarda anlaşılıyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Birçok ülkeye ihraç edilen ve gıda ile ilaç sektöründe sıkça kullanılan bal, sofraların en çok tercih edilen besinlerinden biri olmayı sürdürüyor. İçeriğinde bulunan vitamin ve minerallerle sağlık açısından birçok fayda sağlayan balın, bu yararları ancak doğal olduğu takdirde sunduğu ifade ediliyor.

Son dönemde sahte bal vakalarının artışı, tüketiciler için büyük bir endişe kaynağı haline gelmiş durumda. Merdiven altı üretimlerle piyasaya sürülen ve katkı maddeleri eklenen taklit balların insan sağlığına zarar verebileceği belirtiliyor. Balın doğal olup olmadığını anlamakta zorlanan tüketiciler, zaman zaman bu tür ürünleri satın alarak mağduriyet yaşayabiliyor.

Uzmanlar, balın görünümü, kokusu, tadı ya da kıvamının, doğallığını belirlemek için yeterli olmadığını ifade ederek en güvenilir yöntemin laboratuvar testleri olduğunu dile getiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilen gıda kontrol laboratuvarlarında gerçekleştirilen testlerle, balın içeriğinde katkı maddesi bulunup bulunmadığı net bir şekilde tespit edilebiliyor.

Uzman Arıcı Arı, tüketicilerin balın gerçek olup olmadığını yalnızca tadına, kokusuna veya kıvamına bakarak anlamalarının mümkün olmadığını vurgulayarak, “Kesin doğruluğa ulaşmak için laboratuvar analizleri şarttır.” şeklinde konuştu.

Tüketicilerin diledikleri takdirde ballarını Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvarlarda analiz ettirebileceğini belirten Arı, balın yaklaşık yüzde 80 oranında meyve şekeri içerdiğini ve zamanla kristalleşme sürecine girebileceğini aktardı.

Balın belirli bir süre sonra doygunluğa ulaşıp içerisindeki suyun ayrılmasıyla küçük kristaller oluşturduğunu söyleyen Arı, bu sürecin “kristalizasyon” veya “şekerlenme” olarak adlandırıldığını ifade etti. Donan balın 50 dereceyi aşan sıcaklıklarda ısıtılması durumunda, balın besin değerini kaybedeceği uyarısında bulundu.

Arı, tüketicilerin bal seçerken güvenilir üreticileri ve markaları tercih etmeleri gerektiğini vurgularken, “Bir balın kristalleşmesi onun sahte olduğu anlamına gelmez, ancak doğrudan ‘gerçek baldır’ da diyemeyiz. Aynı şekilde akışkan balın da gerçek veya sahte olup olmadığı bu özellik üzerinden belirlenemez.” dedi. Fahrettin Baydar

Fahrettin Baydar

Bakmadan Geçme