Üniversite öğrencilerine Sezai Karakoç'un hayatı anlatıldı

Edirne'de 'Sezai Karakoç: Bir Ustanın Doğuşu' programı düzenlendi. Programda konuşmacı olarak katılan Yazar Temel Hazıroğlu Sezai Karakoç'un hayatını anlattı.

TAKİP ET

Trakya Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı İlim ve Düşünce Topluluğu tarafından İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda 'Sezai Karakoç: Bir Ustanın Doğuşu' programı düzenlendi.

Program Prof. Dr. A. Taha İmamoğlu yönetiminde yapıldı.

Konuşmacı olarak ise Yazar Temel Hazıroğlu yer aldı. Hazıroğlu, Sezai Karakoç'un hayatını ve düşüncelerini anlattı.

Yazar, Hazıroğlu, Sezai Karakoç'un geleneksel değerlere yeni bir halka ilave edebilecek tarzda bir çıkışın temellerini oluşturduğunu belirtti. İnsanlığın bir tür çıkış ve çözüm yolu aramaya çalıştığını söyleyen Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Danışma Kurulu Üyesi, eski Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı, yazar Temel Hazıroğlu, 'Son 200 yıllık süreçte sürekli bu çöküşten nasıl kurtulabiliriz tartışmaları var. Mehmet Akiflerden başlayıp bugünlere kadar gelmiş, daha öncesi de olan belki de Tanzimat'tan beri olan bir soru. Sezai Karakoç, bu tartışmaların içinde İslam düşüncesini hazreti Adem'den beri alıp onu bugünkü anlamda yenileyerek yeni bir biçimde yeni dil ve üslupta insanlığa sunmaya çalışmış son asrın en büyük düşünürlerinden biridir. Bu açıdan baktığımızda diriliş aslında sahibinin de üstüne çıkmış bir düşüncedir. Çünkü geleneksel düşünceye baktığımızda bir tarafta muhafazakar tarihsel değerlere bağlı bir akım ana bir akım, diğer tarafta nispeten var olan güce özenmiş batılı gibi olmaya çalışan batıcı bir akım var. Dolayısıyla bu iki akım bir tarafta tarihe özenmiş geçmişe yüzü dönük bu çağa yabancılaşmış bir akım var, diğer tarafta ise kendi değerlerine yabancılaşmış batı gibi olmaya çalışan bir akım var. Bu iki ana akımın içinden üçüncü bir akım olarak Sezai bey geleneksel değerlere bağlı ancak onu yeniden üretecek yeniden yaratacak geleneğe yeni bir halkı idare edebilecek tarzda bir çıkışın temellerini oluşturdu. Aslında bu anlamda diriliş onun ifadesiyle öldükten sonraki dirilişi tarihi ve sosyolojik olarak bugün yeni baştan doğmak anlamında oluyor. Yani en umutsuz, öldük gibi görünen bir anda dahi yeniden bu dünyada dirilebiliriz ve metafizik anlamda var olabiliriz' ifadelerine yer verdi.

Gazze olaylarına da değinen Hazıroğlu, 'Son yıllara baktığımızda özellikle Gazze olayı bize şunu göstermektedir ki batıdaki insani değer insan hakları özgürlük dediğimiz şeyler sadece kendine ait değerlerdir. Sezai bey bunu yıllardır söylüyor bugün modern dünyada büyük güçlü bir devlet olmadıkça asla ayakta kalamayız. Bir konuşmasında açık açık şunu da söyledi; bizim batıcılar dahi batılı gibi olmaya çalışıyorlar, batı birleşmeye çalışıyor. Avrupa Birliği Amerika Birleşik Devletleri bütün hepsini düşünüp sadece bunların birleşme düşüncelerini alsalardı diye yakınırdı. Biz bir taraftan atoloji olduk. İslam ülkeleri bugün bir araya gelemeyecek düzeyde bir iç çatışmalara neden oldu. Bunun sorumluluğunu sadece batıya yükleyerek yapamayız. Önce İslam dünyasını kendisini yenileyerek, tazeleyerek konsolide olması gerekir. Ondan sonra insanlığa bir söz söylemesi gerekir. Bu söz batının üstünde bir söz olması gerekir yoksa batıyı tekrar ettiğimizde onun iki yüzlü maskeli tutumuna düşmüş oluruz' şeklinde konuştu.

Hazıroğlu, Karakoç'un vasiyet ettiği diriliş hareketinin daha ilerilere taşınması ve tüm insanlığa sunulması gerektiğini aktaran Hazıroğlu, İslam dünyasındaki dirilişin tüm insanlığın dirilişi olması gerektiğine dikkat çekti.

KUMRU ÖNGÜN