'Milli Piyango helal değil'
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, gerçekleştirdiği toplantıyla 2017 yılını değerlendirirken özellikle yılbaşında vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ve sosyal medyada tartışma yaratan konulardan biri olan '˜Milli Piyango haram mı, helal mi?' konusunda açıklamalarda bulundu. İriş, Milli Piyango ile vatandaşın parasının alındığını belirterek 'Vatandaş da gariban, kendi dünyasında hayal kuruyor ama tabii ki alamıyor. Sen de onun parasını kâr ettiğini düşünerek kasana koyuyorsun. Bunun neresi mantıklı ve vicdani? Yasal ama helal değil' dedi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, parti il binasında gerçekleştirdiği toplantıyla 2017 yılını değerlendirdi. Türkiye ekonomisi, işsizlik, adalet gibi konularla ilgili açıklamalarda bulunan İriş, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. İriş, düzenlediği basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, özellikle yılbaşında vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Milli Piyango ve şans oyunlarının '˜haram mı helal mi?' tartışmalarıyla ilgili soru sorulması üzerine açıklamalarda bulundu. İriş, açıklamalarında örnekler vererek; 'Örneğin, bir komşumuz esnaf iflas etmiş. Malı satışa çıkmış. Fiyat düşürmek için kimse almıyor. Mal 100 TL ama 40 TL'ye almaya çalışıyorlar. Yasal mıdır? Yasaldır. Ama helal değildir. Onun vicdanı kanıyor, mahvolmuş; sen 100 TL'lik malını 40 TL'ye alıyorsun. Helal mi ? Ama yasal. Kimseyi suçlayamazsınız. Milli Piyango'yu da devlet yaptı diye helal olmaz. Kim yaparsa yapsın yanlış yanlıştır. Topla parayı, ver 3 kişiye, yarısını da cebine koydun. Ne ürettin? Devlet, milletten para alıyor. Bu nasıl bir şey? Trajikomik. Vatandaşın parasını alıyorlar. Vatandaş da gariban, kendi dünyasında hayal kuruyor ama tabii ki alamıyor. Sen de onun parasını kâr ettiğini düşünerek kasana koyuyorsun. Bunun neresi mantıklı ve vicdani? Yasal ama helal değil' ifadelerine yer verdi.Saadet Partisi'nin güçlü olması durumunda kimseye bir zararı olmayacağını söyleyen İriş; 'Biz güçlü olursak Suriye'de, Irak'ta kan akmaz. Diğer komşu ülkelerin içlerini karıştırmayız. Niye karıştıralım ki? Biz güçlü olursak gerçekten adalet tesis olur. 600 sene Balkanlar'da bulunduk. Bu insanlara ne yapmışız? Herkes şu anda dilini, ırkını koruyor. 600 sene beraber olmuşuz neyi bozmuşuz? Ama bizim dışımızdaki kültürler geldiği zaman hepsini söküp götürüyor. Erasta AVM'de bir tane Türkçe tabela yok. Bu doğru değil. Avrupa niye yapmıyor? Biz teknoloji, teknik, sanat alalım ama kendi kültürümüze sahip çıkalım. Onlarla alışveriş yaparız ama stratejik ortak olamayız' dedi.
'İstihdama para yok ama faize var'İriş, toplantıda ayrıca 2017 yılını değerlendirirken; Türkiye'nin ekonomisine, işsizlik sorununa ve adalet gibi kavramlara değindi. İriş, AK Parti'nin 15 yıldır ülkeyi yönettiğini ve artık mazeret üretme vaktinin geride kaldığını belirterek, hükümetin yaptıkları ve yapmadıklarıyla eleştirileceğini söyledi. İktidarların en önemli görevinin, insanların en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini sağlamak olduğunu söyleyen İriş; 'Bunun için de herkesin makul bir gelire sahip olması gerekir. Yani bu geliri elde edebilecek iş sahibi olmaları lazım. Bu işyerleri için de yatırımlar yapılması lazım. Yatırım yapılabilmesi için de sağlam, denk bütçe yapılması lazım. Şimdi ülkemizin bütçesine bakalım. 2018 yılı bütçesinde 697 milyar gelire karşılık 763 milyar gider vardır. Bütçe açığı 66 milyardır. 2017'de 57 milyar lira faiz ödendi. 2018 yılında ise devlet kasasından faize 72 milyar lira ödeme yapılacaktır. Yatırım ve istihdama para yok ama faize var' sözlerine yer verdi.
'3 yıllık bütçemiz kadar borç var'2017 yılı sonu itibarıyla toplam iç ve dış borcun 600 milyar dolar olduğuna dikkat çeken İriş; 'Yani 2018 bütçesinin 3 katı borcumuz var. 600 milyar dolar demek 3 yıllık bütçe demek, yani bizim 3 yıllık borcumuz var. Çocuklarımız değil torunlarımız borçlu hale geldi artık. Bundan dolayı bizim iki yakamız bir araya gelmiyor. Bu faiz yükü ekonomiyi hasta ediyor. İşsizliğe çare olacak yatırımlar bundan dolayı bulunamıyor. Böylece işsizlik çığ gibi büyüyor' dedi.
'Açık 67 milyar dolar'İriş, üretimin ithalatla baltalandığını ve her şeyin ithal edilir hale geldiğini söyleyerek; 'Nerdeyse iğneden ipliğe her şey ithal ediliyor. Bu böyle olmaz ki. Son 5 yılda 735 bin esnaf dükkânını kapattı. 164 bin işveren fabrikasını kapatmak zorunda kaldı. Böyle olunca ihracatımız da olumsuz etkileniyor. 2017'nin ilk 11 ayında 143 milyar dolar ihracat yaparken, 210 milyar dolar ithalat yapmışız. Açık 67 milyar dolardır. İşsizliği önlemenin yolu istihdamı arttırıcı, ihracata destek olucu, üretim tesisleri yani fabrikalar kurmaktır. Hatta fabrika yapan fabrikalar yapmak gerekir' ifadelerine yer verdi.
'Üretici hayvancılıktan vazgeçer'İriş, damızlık hayvanın yanında karkas et de ithal edilmeye başlandığını ve bunun üreticiye zarar ettirdiğini söyleyerek; 'Damızlık hayvan ithal ederken şimdi karkas et getirmeye başladık. Üretici 8 ay önce devletin ithal ettiği hayvanları 19 liradan aldı. Şimdi 14 liraya satınca hayvan başına 2-3 bin lira zarar eder hale düştü. Ödedikleri faiz de cabası. Dolayısıyla çiftçi zarar etmemek için hayvanını satıyor. Bu durum sürdürülebilir mi? Taşıma suyla değirmen döner mi? Zarar eden üretici hayvancılıktan vazgeçer. Et ile uğraşırken sonra sütle uğraşmaya başlarız. Hayvan bakılmayınca süt üretimi düşer. Üretim düşünce şimdi de süt fiyatları artmaya başladı. Geçen sene 15 liraya aldığımız peynir, şimdi 25 lira. Böyle giderse 2 sene sonra peynirin kilosu 50 lira olur. İşte böyle yönetiyorlar' dedi.
'100 evlilikten 20'si boşanıyor'Ekonomideki dengesizliklerin ahlaki ve manevi yapıyı da sarstığını söyleyen ve son 10 yılın boşanma oranlarına açıklayan İriş; 'En önemlisi aile yapımız sarsılıyor. Aile toplumun temel taşıdır. Güçlü toplumlar güçlü ailelerden oluşur. Ailenin itibarı sarsılırsa toplumun gücü azalır. Aile yapımızdaki sarsıntıları ifade eden en önemli kriter boşanma rakamlarıdır. 2004 yılında her 100 evliliğe karşılık 15 boşanma olurken, 2016 yılında her 100 evlenmeye karşılık 20 boşanma olmuştur. Bu tablo aile yapımız açısından iyi bir gösterge değildir. Bundan dolayı aile yapımızın güçlendirilmesi, eski sağlığına kavuşturulması gerekir' sözlerine yer verdi.
'İstihdama para yok ama faize var'İriş, toplantıda ayrıca 2017 yılını değerlendirirken; Türkiye'nin ekonomisine, işsizlik sorununa ve adalet gibi kavramlara değindi. İriş, AK Parti'nin 15 yıldır ülkeyi yönettiğini ve artık mazeret üretme vaktinin geride kaldığını belirterek, hükümetin yaptıkları ve yapmadıklarıyla eleştirileceğini söyledi. İktidarların en önemli görevinin, insanların en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini sağlamak olduğunu söyleyen İriş; 'Bunun için de herkesin makul bir gelire sahip olması gerekir. Yani bu geliri elde edebilecek iş sahibi olmaları lazım. Bu işyerleri için de yatırımlar yapılması lazım. Yatırım yapılabilmesi için de sağlam, denk bütçe yapılması lazım. Şimdi ülkemizin bütçesine bakalım. 2018 yılı bütçesinde 697 milyar gelire karşılık 763 milyar gider vardır. Bütçe açığı 66 milyardır. 2017'de 57 milyar lira faiz ödendi. 2018 yılında ise devlet kasasından faize 72 milyar lira ödeme yapılacaktır. Yatırım ve istihdama para yok ama faize var' sözlerine yer verdi.
'3 yıllık bütçemiz kadar borç var'2017 yılı sonu itibarıyla toplam iç ve dış borcun 600 milyar dolar olduğuna dikkat çeken İriş; 'Yani 2018 bütçesinin 3 katı borcumuz var. 600 milyar dolar demek 3 yıllık bütçe demek, yani bizim 3 yıllık borcumuz var. Çocuklarımız değil torunlarımız borçlu hale geldi artık. Bundan dolayı bizim iki yakamız bir araya gelmiyor. Bu faiz yükü ekonomiyi hasta ediyor. İşsizliğe çare olacak yatırımlar bundan dolayı bulunamıyor. Böylece işsizlik çığ gibi büyüyor' dedi.
'Açık 67 milyar dolar'İriş, üretimin ithalatla baltalandığını ve her şeyin ithal edilir hale geldiğini söyleyerek; 'Nerdeyse iğneden ipliğe her şey ithal ediliyor. Bu böyle olmaz ki. Son 5 yılda 735 bin esnaf dükkânını kapattı. 164 bin işveren fabrikasını kapatmak zorunda kaldı. Böyle olunca ihracatımız da olumsuz etkileniyor. 2017'nin ilk 11 ayında 143 milyar dolar ihracat yaparken, 210 milyar dolar ithalat yapmışız. Açık 67 milyar dolardır. İşsizliği önlemenin yolu istihdamı arttırıcı, ihracata destek olucu, üretim tesisleri yani fabrikalar kurmaktır. Hatta fabrika yapan fabrikalar yapmak gerekir' ifadelerine yer verdi.
'Üretici hayvancılıktan vazgeçer'İriş, damızlık hayvanın yanında karkas et de ithal edilmeye başlandığını ve bunun üreticiye zarar ettirdiğini söyleyerek; 'Damızlık hayvan ithal ederken şimdi karkas et getirmeye başladık. Üretici 8 ay önce devletin ithal ettiği hayvanları 19 liradan aldı. Şimdi 14 liraya satınca hayvan başına 2-3 bin lira zarar eder hale düştü. Ödedikleri faiz de cabası. Dolayısıyla çiftçi zarar etmemek için hayvanını satıyor. Bu durum sürdürülebilir mi? Taşıma suyla değirmen döner mi? Zarar eden üretici hayvancılıktan vazgeçer. Et ile uğraşırken sonra sütle uğraşmaya başlarız. Hayvan bakılmayınca süt üretimi düşer. Üretim düşünce şimdi de süt fiyatları artmaya başladı. Geçen sene 15 liraya aldığımız peynir, şimdi 25 lira. Böyle giderse 2 sene sonra peynirin kilosu 50 lira olur. İşte böyle yönetiyorlar' dedi.
'100 evlilikten 20'si boşanıyor'Ekonomideki dengesizliklerin ahlaki ve manevi yapıyı da sarstığını söyleyen ve son 10 yılın boşanma oranlarına açıklayan İriş; 'En önemlisi aile yapımız sarsılıyor. Aile toplumun temel taşıdır. Güçlü toplumlar güçlü ailelerden oluşur. Ailenin itibarı sarsılırsa toplumun gücü azalır. Aile yapımızdaki sarsıntıları ifade eden en önemli kriter boşanma rakamlarıdır. 2004 yılında her 100 evliliğe karşılık 15 boşanma olurken, 2016 yılında her 100 evlenmeye karşılık 20 boşanma olmuştur. Bu tablo aile yapımız açısından iyi bir gösterge değildir. Bundan dolayı aile yapımızın güçlendirilmesi, eski sağlığına kavuşturulması gerekir' sözlerine yer verdi.