AKADEMİK ÇALIŞMASI SAYESİNDE KÖYÜNDE UNUTULAN ADETLERİ YENİDEN CANLANDIRDI
Edirne'nin Havsa ilçesine bağlı Naipyusuf köyü sakinlerinden Meryem Pelin'in akademik araştırması, köyde unutulan örf ve adetlerin yeniden canlanmasına katkı sağladı.
Pelin, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Balkan Çalışmaları Anabilim Dalı'nda yüksek lisans eğitimi sırasında köyündeki
adetleri "Edirne'de Pomak halk kültürü" adı altında derledi ve tez
haline getirdi. Tezi kitap olarak da yayımlanan Pelin, araştırmaları sırasında
pek çok örf ve adetin unutulduğunu gördü. Adetleri yeniden canlandırmak ve
geleceğe taşınmak için çaba sarf eden Pelin, erkek kardeşinin düğününü de eski
adetlere göre organize etti.
Pelin'in kardeşi
Mert ve eşi Deniz Şentürk için köydeki evlerinin bahçesinde düzenlenen
"pullama (boyama) gecesi" renkli görüntülere sahne oldu. Kutlamaya
gelen konukların alınları pullarla süslendi ardından görümce
"tellaçka" sıfatıyla Meryem Pelin tarafından gelin Deniz Şentürk'ün
alnı ve yüzü pullarla süslendi.
Deniz
Şentürk'e kayınvalidesinin ananesinin 80 yıllık el dokuma "düğün
paltosu" da giydirildi. Bu sırada köyün yaşlı kadınları teflerle ağıt ve
Pomakça türküler söyledi. Ardından Rumeli türküleri eşliğinde danslar edildi,
halaylar çekildi.
- "Geleneklerimize devam edelim"
Pelin, gelin pullama adetinin Pomaklarda çok önemli olduğunu
araştırmalarında gördüğünü söyledi. Unutulan bir adeti canlandırmaktan mutlu
olduğunu ifade eden Pelin, "Biz
istiyoruz ki kültürümüz yaşasın, eski geleneklerimiz canlansın. Pullamaya,
oyunlarımıza, adetlerimize, geleneklerimize devam edelim." dedi.
Gelin Deniz
Şentürk, aslen Rizeli olduğunu görümcesinin geleneklerini canlandırmak isteğini
seve seve kabul ettiğini ve çok güzel bir merasim olduğunu ifade etti.
Damat Mert Şentürk
de eski adetleri kendi düğününde canlandırdığı için çok mutlu olduklarını kaydetti.
- "Bu adetleri öğrenip devam
ettirmek istiyoruz"
Organizasyona
katılan 70 yaşındaki Hatice Üzülmez de unutulan örflerin bundan sonra devamını
getirileceğini söyledi. Şimdiki gençlerin adetleri bilmediğini bu yüzden bu
organizasyonun kültürün geleceğe taşınması anlamında çok iyi olduğunu ifade
eden Üzülmez, "Ben 1975 yılında
aynı bu gelenekle evlendim. 3 gün 3 gece davul zurna ile düğün yaptık. Şimdi
artık bunlar yok. Bu geleneklerle evlenmek isteyen gençlerimize de yardımcı
olacağız.' dedi.
Hayat Ezer (26) ise çok mutlu ve gururlu olduğunu
belirterek "Bu adetleri öğrenip devam ettirmek istiyoruz. Bu gurur verici
bir şey. Herkes eğleniyor, mutlu oluyor. Ben de bu gelenekle evlenmek
istiyorum." diye konuştu.
Bakmadan Geçme





