'Herkese yetecek kadar temin edilmeli'
SES Edirne Şube Eşbaşkanı Serkan Ağırbaş, aşı başta olmak üzere halkın sağlık ve sosyal hizmet hakkı konusunda açıklama yaptı. Ağırbaş, farklı aşı türlerinden tüm yurttaşlara yetecek kadar temin edilmesi gerektiğini belirtirken sağlık hizmetlerinin herkes için ücretsiz olması gerektiğini söyledi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Edirne Şubesi, Türkiye'de korona virüsü salgınına karşı devam eden aşılama çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulundu. SES Edirne Şube Eşbaşkanı Serkan Ağırbaş tarafından yapılan yazılı açıklamada, aşı başta olmak üzere halkın sağlık ve sosyal hizmet hakkı vurgulandı. Aşının, insanlık tarihindeki salgın hastalıklardan korunmada en etkili mücadele aracı olduğunu belirten Ağırbaş, aşıların her yıl yaklaşık 3 milyon insanın ölümünü engellediğini söyledi. Türkiye'de aşı üretebilen kurumlardan olan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü'nün kapatıldığını ve üniversiteler ile eğitim araştırma hastanelerinde de bilimsel çalışmaların yapılması koşullarının zorlaştırıldığını söyleyen Ağırbaş, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü'nün yeniden açılmasını, hastanelerin bilimsel çalışma yürütmesi için koşulların sağlanmasını ve bilim insanlarının desteklenmesini talep etti.
'KUŞKU UYANDIRIYOR'
Pandemide
yaygın aşılamanın salgını kontrol altına almaya katkı sağlayacağını belirten
Ağırbaş, risk grubunda olan sağlık çalışanlarına dahi aşının çok geç
ulaştırıldığını ve vatandaşların ne zaman aşı olacağının bilinmediğini söyledi.
Sağlık emekçisi ve 65 yaş üzeri olmamasına rağmen hükümete yakın isimlerin
sosyal medyada paylaştıkları aşı olduklarına dair bilgilere tepki gösteren
Ağırbaş; 'Bu durum kamuoyunda sürecin tarafsız yürütüldüğüne dair kuşku
uyandırmaktadır. Pandeminin başından beri gördüğümüz şeffaf olmayan yönetim
şekli, aşı uygulamaları sırasında da devam etmekte ve vatandaşlarda aşı
tereddüdünün en önemli sebebi olmaktadır. Halk sağlığına karşı sorumluluğu
gereği siyasi iktidarın aşının kaç doz alındığı, diğer dozların ne zaman
getirileceği ve kimlere hangi sırayla uygulanacağı konusunda bilgi vermesi gerekmektedir'
ifadelerini kullandı.
'EĞİTİM EMEKÇİLERİ AŞILANMALI'
Türkiye'de
kullanıma giren aşının Faz-3 aşamasındaki etkinliğine dair verilen açıklaması
gerektiğini savunan Ağırbaş, Türkiye'de farkı aşılardan yeterli dozda temin
edilmemesi ve pandemi kontrol altına alınmadan yeniden açılma sinyallerinin
verilmesinin endişe verici olduğunu vurguladı. Ağırbaş, farklı aşı türlerinden
tüm yurttaşlara yetecek kadar temin edilmesi gerektiğini belirtirken; 'Yapılması
gereken yeterli toplumsal bağışıklık sağlanmadan açılmanın yapılmaması, okullar
açılmadan önce tüm eğitim emekçilerinin aşılanmasıdır' dedi.
'HERKES GÜVENDE OLMALI'
Ağırbaş,
Türkiye'de sağlık alanındaki özelleştirmelere son verilmesini, özel sağlık
kurumlarına bütçeden pay ayrılmayıp kamu sağlık hizmetlerinin
güçlendirilmesini, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılmasını,
koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmesini ve yeterli sayıda sağlık
emekçisinin istihdamının sağlanmasını talep etti. Pandemide herkesin güvende
oluncaya kadar hiç kimsenin güvende olmadığını belirten Ağırbaş; 'İnsanca
yaşanabilir bir ülke yaratmak örgütlü toplumla mümkün, örgütlenmeye ve
sesimizi, taleplerimizi daha gür sesle duyurmak için mücadele etmeye devam
edeceğiz' sözlerine yer verdi.
'HERKESE YETECEK AŞI TEMİN EDİLMELİ'
Sağlık ve
sosyal hizmet emekçilerinin taleplerini açıklayan Ağırbaş; 'Herkese yetecek
kadar ücretsiz, etkili ve güvenli aşı temini bir an önce sağlanmalıdır. Aşının
uygulanması, tedarik edilmesi, kontrolü gibi tüm süreçlerde sağlık alanındaki
emek ve meslek örgütleri ile ortak hareket edilmelidir. Genel bütçe gelirleri
içinde gelir vergisi payı artırılmalıdır. Bu artış, gelir vergisi içinde
kurumlar vergisi payı artırılarak sağlanmalıdır. Yoksullardan, emekçilerden,
ücretlilerden alınan direk ve dolaylı vergi payları azaltılmalı, sermaye
sahiplerinin vergi sorumluluğu arttırılmalıdır' dedi.
'HERKES İÇİN ÜCRETSİZ OLMALI'
Ağırbaş,
sağlık hizmetleri harcamalarında merkezi bütçenin payının arttırılması
gerektiğini savunurken; 'SGK prim gelirleri içinde çalışanların ve kendi
hesabına çalışanların payı azaltılmalı, patronların payı artırılmalıdır. SGK'ya
genel bütçeden aktarılan pay artırılmalıdır. Hane halkları harcamalarının payı
azaltılmalıdır. Katkı-katılım, ilave ücret gibi hiçbir ad altında halktan
sağlık hizmetleri için ücret alınmamalıdır. Sağlık hizmetleri herkes için
(göçmenler, mülteciler vb dâhil) ücretsiz olmalıdır. Özel sağlık kurumlarına
aktarılan her türlü pay kaldırılmalıdır. Kamu sağlık kurumları ve sağlık
eğitimleri için bütçeden ayrılan pay yükseltilmelidir. SGK'nin özel
hastanelerden hizmet satın alması hizmet başına (fee-for-services) ve vaka
başına (case payment) ödeme ile değil, toptan bütçeleme (global butgetting) ile
olmalıdır. Kovid-19 pandemisinde gördüğümüz gibi sağlık sistemleri çökme
aşamasına gelmiştir. Mevcut kapitalist sistemin doğaya olan tahakkümü nedeniyle
yeni pandemilerin olacağı da öngörülmektedir. Bu nedenle toplum sağlığı için
Sağlık Bakanlığı'nın kentleşmeden tarım politikalarına, çevre politikalarına ve
üretim ilişkilerine kadar müdahil olacak bir yapıya büründürülmesi
gerekmektedir. Ayrıca yaşanması muhtemel yeni salgınlara karşı da bütçe kalemi
oluşturulmalıdır' ifadelerine yer verdi.
'İSTİHDAM ARTTIRILMALI'
Sağlıklı
bir toplum için tedavi edici hizmetlerin yeterli olmadığını söyleyen Ağırbaş; 'Koruyucu
sağlık hizmetlerinin yeniden ele alınması ve güçlendirilmesi gerekmektedir.
Aynı zamanda işsizlik ve çalışanların yetersiz olan ücretlerinin yol açtığı
yetersiz beslenme, halk sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle istihdamın
arttırılması gerekmektedir. Sağlık ve sosyal hizmetlerinin üretilmesi
planlanması ve sunulmasının tüm aşamalarında sağlık ve sosyal hizmet emekçileri
örgütleri aracılığıyla, halkın da siyasi partileri ve STK'lar aracılığıyla
karar alma süreçlerine dâhil olacak mekanizmalar oluşturulmalıdır. Sosyal
hizmet alanlarındaki politikalar sorunları önlemeye odaklı, iktidarın siyasi
ihtiyaçlarından arındırılmış, kapsamlı politikalar olmalıdır. Bu alanda
yapılacak planlarda ekonomik tasarruf ya da kesinti düşünülmemeli, ihtiyaç neyse
gerekli bütçe ayrılmalıdır' dedi.
'HERKESE SAĞLIK, GÜVENLİ GELECEK'
SES'in halkın
sağlık ve sosyal hizmet hakkı mücadelesini de yürütmeye devam edeceğini
belirten Ağırbaş; 'Bu mücadelede toplumun tüm örgütlü kesimleri ile birlikte
hareket ettiğimiz, mücadeleyi ortaklaştırabildiğimiz oranda '˜herkese sağlık,
güvenli gelecek' olarak sloganlaştırdığımız talepleri kazanabileceğimizi
biliyoruz. Bu nedenle tüm halkımızı, halkın örgütlü yapılarını sağlık ve sosyal
hizmet hakkı mücadelesinde birlikte davranmaya davet ediyoruz' diye konuştu.
Bakmadan Geçme





