Edirne 14°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 11 - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Yazarlar » Recep Duymaz
Recep Duymaz Recep Duymaz
rduymaz@gmail.com
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 11 12.3.2021 - 09:11:12
10. Dörtlük Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyyet; Hakk’ıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl.



Ey şanlı hilal, sen de şafaklar gibi dalgalan! Dökülen kanlarımızın hepsi artık helal olsun. Sana, ırkıma dağılmak ve yıkılmak (izmihlal) ebedî olarak yoktur. Hürriyet, hür yaşamış bayrağımın hakkıdır. İstiklal, Hakk’a tapan milletimin hakkıdır.

 

Şair bayrağımıza sesleniyor.   

Bayrağımıza seslenirken edebiyat sanatlarından biri olan Mürsel mecazda parça – bütün ilişkisini göz önünde bulundurarak onun bir parçası olan “hilal”i söylüyor, bayrağımızın bütününü kast ediyor. Şair, marşımızın başında, ikinci kıtada da bayrağımıza seslenmişti. Orada bayrağımız için kullandığı sıfat “nazlı” idi. Nazlı, şiir dilinde daha ziyade sevgili için kullanılan bir sıfattır. Onunla sevgilinin kolayca gönlü olmayan, yalvarma bekleyen, üstüne titrenilmesini, kendisine değer verilmesini isteyen özelliği anlatılır. Buna göre şair, o kıtada, bayrağı, nazlanan ve daha da ileri giderek çehresini çatan bir sevgili gibi düşünmüştü. Böyle olmasının sebebi, yurdumuzun tehlikeye düşmesiydi. Tehlikeye düşmüş yurdu, kurtarmaya girişen kahraman ırkına bir gülümseme, bir umut göstermesini istemişti… Son kıtada ise, bayrağımız için kullandığı sıfat “şanlı”dır. Şanlı olmasının sebebi, zaferin kazanılması ve bunun dünyadaki diğer mazlum milletlere örnek olmasıdır. Burada kazanılan zaferin sevincine onun da katılmasını istiyor. Mehmet Akif, Millî Mücadele’nin zaferle sona ereceğine, mücadele daha devam ederken kesin olarak inanmıştır. Bu imanı, haklı olduğumuza, mücadele boyunca büyük bir özveride bulunduğumuza ve Millî Mücadele’yi “iman”la yaptığımıza dayandırıyor. Bayrağımızın şanlı olmasının sebebi, mücadelemizin sonunda kazandığımız zaferin bütün dünyaya yayılmış olmasıdır.

Hilali (bayrağı), rengi sebebiyle şafağa benzetiyor. Şair, şafak kelimesini burada temel anlamıyla, güneşin doğmasından önce ufuktaki kızıllık anlamıyla kullanmıştır. Şafakların dalgalanması, gece karanlığının sona ermeye başlamasıyla gün aydınlığının dalga dalga gelmesidir. Marşımızın ikinci kıtasındaki isteklerini burada da tekrarlıyor. İkinci kıtada: “ Ey nazlı hilal! Kurban olayım, çehreni çatma. Kahraman ırkıma bir gül!..” isteklerinde bulunmuştu. Onuncu kıtada o isteklerinde ne kadar samimi, inançlı, haklı ve umutlu olduğu ortaya çıkmıştır; çünkü istekleri yerine gelmiştir. Mabedinin göğsüne yabancının eli değmemiş, yurdunun üstünde ezanlar inlemeye devam etmiş, kısacası zafer kazanılmıştır. Artık bayrağımızın çehresini çatmasına gerek kalmamıştır. Artık kahraman ırkına gülümsemesi uygundur. Daha da ileri giderek sevincinden şafaklar gibi dalgalanmalıdır… Bayrağın zafer sevincine katılması, göndere çekilmesi ve dalgalanmaya devam etmesi şeklinde olur. Dalgalanmak, var olmanın, sevinçli ve mutlu olmanın göstergesidir. Sevinçli insan, el, kol ve beden hareketleriyle bu sevicini belli eder. Bayrağımızın özgürce göndere çekilmesi ve dalgalanmaya devam ederek güzel bir manzara göstermesi, uğrunda yapılan fedakârlıkların ve dökülen kanların helal olduğunu ve boşa gitmediğini gösterir.  

Şair, zaferin devamında bir inancını daha dile getiriyor. O da bayrağına, ırkına ve devletine bundan sonra, sonsuzluğa/kıyamete kadar dağılmak ve yıkılmak gibi tehlikelerin söz konusu olamayacağıdır. Marşın yazıldığı günlerde verilmekte olan Millî Mücadele, Türk milletinin tarihinde en kıt imkânlar ve en zor şartlar altında verdiği bir mücadeledir. Bunu bile zaferle sona erdirdikten sonra, bundan ders alacak ve bir daha asla aynı duruma düşmeyecektir. İçimizdeki bazı gafiller ve hainler sebebiyle zamanla zor duruma düşse bile bu mücadeleden kazandığı deneyimle Milli Mücadele’de gösterdiği birliği devam ettirdiği takdirde ozorluğu kolayca aşacaktır. Dolayısıyla Türk bayrağı ve milleti için artık ölümcül bir tehlike yoktur… 

Bu düşünceyi, Mustafa Kemal Paşa da ifade etmiştir:

 

“Taş kırılır, tunç erir; fakat Türklük ebedîdir”.

“Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”.

 

Şair, kıt’anın son iki mısraında istiklalin/bağımsızlığın Türk milletinin hakkı olduğunun bir bakıma sebeplerini açıklamıştır. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi, tarihten gelen bir haktır. Türk bayrağı, onun temsil ettiği Türk milleti, tarih sahnesine çıktığı andan beri yüzlerce yıl hür yaşamıştır. Hürriyet ile Türk milleti, bu uzun beraberlik boyunca kaynaşmış bir bütünlük meydana getirmişlerdir. Artık onları birbirinden ayırmak mümkün değildir. İkincisi, Türk milletinin Hakk’a/Allah’a tapmasıdır. Hak kelimesinin bir anlamı da hak, hukuk, adalet ve kanun demektir. Bağımsız millet, bir bakıma maddi bir güce sahip olan millet demektir. O millet, bu gücünü, önce kendi uyruklarına, sonra başkalarına karşı hak, hukuk, eşitlik, liyakat, adalet ve kanuna uygun olarak kullanırsa bağımsız yaşamaya layık olur. Sahip olduğu maddi gücü bu esaslara uymayarak zayıfları ezmek ve başka ülkeleri sömürmek için kullanırsa o millet, bağımsızlığa layık değildir.  

Mustafa Kemal, konuşmalarında zaman zaman İstiklal Marşı’mızdaki düşünceleri veya marşımızla alakalı görüşlerini anlatmıştır. Onlardan biri, bu kıtayla ilgili söyledikleridir: “Bu marşın istiklal davamızı anlatışı cihetinden büyük bir manası vardır. Benim en beğendiğim parçası da budur:

 

“Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet

Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl”

 

Benim bu milletten daima hatırlamasını istediğim vecizeler işte bunlardır[1]”.

“İstiklal Marşı, bir bütün olarak, İstiklal Savaşı’nın manasına, Türk halkının ruhuna uygun ve bir milleti yaşatan temel kıymetleri heyecanlı olmakla beraber sade ve açık bir üslupla anlatan güzel bir şiirdir. Böyle bir şiiri ancak o büyük tarihî günleri yaşayan, Akif’in mizaç ve karakterinde bir şair yazabilirdi. O, bizim için İstiklal Savaşı’nın hatırasına sımsıkı bağlı ve doğrudan doğruya onun mahsulü olan tarihî bir eserdir. Onu, bayrağımız gibi millî ruhun mukaddes bir sembolü olarak hiç bozmadan ebediyete kadar muhafaza edelim ve üzerinde titreyelim”[2].

Mehmet Akif, İstiklal Marşı’mızda “millet” kelimesini dört, “ırk” kelimesini iki kez, onları sahiplenir yolda, kullanmıştır:

“Artık burada, Anadolu’nun göbeğinde yazdığı bu şiirde artık tamamen milliyetçidir, Müslüman Türk milliyetçisidir. “Millet” ve “ırk” kelimesinden Müslüman Türk milletini, Türk ırkını kastettiği meydandadır. Büyük bir iftihar ve şerefle “milletim”, “ırkım” dediği Türk milletidir, asil Türk ırkıdır”[3].

Hemen belirtmek uygun olur ki o, “ırk” kelimesiyle kan asaletini değil, Türk milletinin ruh asaletini kastetmiştir. Millî Mücadele’miz ile İstiklal Marşı’mızın kaynaşmış bir bütünlük meydana getirdikleri düşüncesi, dönemin aydınlarınca da ifade edilmiştir:

“Türk’ün İstiklal Harbi, bir harikadır; İstiklal Marşı da o harikanın harikalı şiiri ve 10 kıta içine sığdırılmış tarihidir”[4].

İstiklal Marşı’mızın doğduğu tarihle ilgisine Mehmet Kaplan da dikkatleri çekmiştir:

“İstiklal Marşı’nın en büyük değeri, hiç şüphesiz “tarihî” oluşundandır. Yukarıda da belirttiğim gibi, o “büyük tarihî bir an”ın eseridir. O anın ruhunu ve havasını ifade eder. Fakat bu an, taşıdığı mana ile “ebedî” bir andır. Kimse o anı tekrar yaşayamaz ve yaşatamaz. Bu, “tarihîlik” kavramına aykırı olur”[5].

İstiklal Marşı’mızın Millî Mücadele’yle, o tarihî anla münasebetini ortaya koyan hatıralar da vardır. Aralarında o dönemin ünlü gazetecisi Hakkı Tarık Us’un da bulunduğu bir grup aydın, hayatının son günlerinde Mehmet Akif’i hasta yatağında ziyarete giderler. Mehmet Akif hasta ve bitkin olduğu için yatağına uzanmıştır. Güncel konular üzerine konuşurlar. Söz, İstiklal Marşı’nın nasıl yazıldığına gelir. İçlerinden biri,

“-  İstiklal Marşı, yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı? Sorusunu sorar. Hasta yatağında mecalsiz yatan Mehmet Akif birden başını kaldırır ve sert bir sesle:

- Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” der.

 

 

 

 

 



[1]     Nalbantoğlu, a., g., e., s. 7.

[2]  Nalbantoğlu, a., g., e., s. 200.

[3]  Abidin Daver, “Mekteplerde İstiklal Marşı”, Cumhuriyet, 29.12.1938; Eşref Edip, a., g., e., c. 2,  s.  95 – 97.

[4]              Abidin Daver, “Mekteplerde İstiklal Marşı”, Cumhuriyet, 29.12.1938; Eşref Edip, a., g., e., c. 2, s.  95 – 97.

[5]              Mehmet Kaplan, “Türk İstiklal Marşı”, Edebiyatımızın İçinden, Dergâh Yayınları, İstanbul 1978, s. 84. 



Kaynak: Recep Duymaz 3342 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Henüz puan verilmemiş

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 11 12.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 10 11.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 9 10.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi-8 9.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 7 8.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 6 5.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 5 4.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 4 3.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi - 3 2.3.2021
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın Edebiyat Sanatları Açısından Çözümlenmesi – 2 1.3.2021
Temellerimizi Anlamaya Doğru 26.2.2021
İstiklal Marşı’mız TBMM’nde – 4 27.3.2020
İstiklal Marşı’mız TBMM’de – 3 20.3.2020
İstiklal Marşı’mız TBMM’de – 2 13.3.2020
İstiklal Marşı’mız TBMM’nin Gündeminde - 1 6.3.2020
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 89
Web Siteleri 135
Facebook 127
Twitter 9
Instagram 6
Youtube 14


Ankete 380 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
MÜTTEFİKTEN YİNE ZOR SORULAR
Murat Savaş

Cüneyt Özdemir
Saraçlar’daki Lüks Otomobil
Cüneyt Özdemir

İlkyaz Savaş
AŞI
İlkyaz Savaş

Nefize Ramadan
İç doğamız ve YOGA
Nefize Ramadan

Recep Duymaz
İstiklal Marşı Yılında: İstiklal Marşı’mızın..
Recep Duymaz
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Hastaları unutmadılar
Hastaları unutmadılar
Edirne’de faaliyet gösteren Genç Temiz Toplum Derneği, ..
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2021 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.