Edirne -1°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
Deprem - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Yazarlar » İlkyaz Savaş
İlkyaz Savaş İlkyaz Savaş
ilksagundem22@gmail.com
Deprem 5.11.2020 - 10:14:05
Gündem bir anda ne kadar çabuk değişiyor değil mi sevgili okur?



Bu her şeyin bir anda hızlıca değişmesi modern zamanların laneti midir yoksa lütfu mudur insan karar veremiyor bir türlü.
Aslında bu yazının konusu geçen haftadan hazırdı.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki seçim sistemi hakkında karşılaştırmalı bir yazı yazmayı planlıyordum.
Şimdi işin içinde yazarınızın üşengeçliği de var ama bu hızlıca değişen gündemde önceden konu belirleyip yazmak bazen çok zor oluyor.
Zaten elimizdeki elektronik aletlere sürekli gelen bildirimlere bağlı yaşadığımız şu hayatta günlük hayatı önceden planlayıp yaşamak da kolay değil.
Hele ki benim gibi “dikkat eksikliği”niz varsa günlük hayatta birçok şeye odaklanmak tam bir işkence.
Kişisel “kusurlar”ın üstüne bir de gündemin iç açıcılığı (!) tuz biber ekiyor.
İşte yine böyle yoğun gündemli günlerden geçerken İzmir’deki deprem haberi, zaten salgınla ve hayat gailesiyle sarsılmış olan bünyelerimizi iyice sarstı.
İlkokuldan beri öğrendiğimiz “deprem ülkesi” olduğumuz gerçeğini her depremden sonra bir - iki ay kadar konuşup (deprem İstanbul haricinde bir yerde olduysa tabi bu süre daha da kısalıyor) sonra rafa kaldırıyoruz.
Ülkemizin yaşadığı büyük depremlerin sayısı az değil.
O günlerden geriye kalan acılar da az değil.
Hele ki depremin ciddi hasarlar bıraktığı yerde yaşayan insanlar için ömürlerinin sonuna kadar unutulmayacak acılar bunlar.
1999 yılındaki Marmara Depremi ülke olarak belleğimizdeki en güçlü deprem acılarından biri.
Özellikle o dönem Marmara Bölgesi’nde yaşayan ve yaşı yeten herkes o gün o saatte nerede olduğunu, ne yaptığını ve sonrasında neler olduğunu hala hatırlıyor.
Üzerinden yıllar geçmiş olsa da bulunduğu yerde hissedilsin hissedilmesin her deprem sonrası hatırlıyor.
Tabi 1999 yılından bu yana alınan dersler yok mu?
Bence var.
Mesela o yıllarda önemini anladığımız doğal afet sonrası arama kurtarma çalışmaları konusunda yaya kalmamışız.
Arama kurtarma çalışmaları konusunda fazlasıyla yol aldığımızı görmek çok sevindirici.
Diğer konularda da böyle yol alma için neler yapmak gerektiği ortada.
Vatandaş olarak üstümüze düşen görevler var.
“Dayanışmak”, doğal afetlere yönelik sivil toplum kuruluşlarında “gönüllü” olmak, bence hepsinden en önemlisi deprem bölgesi olsun olmasın kent yöneticilerini bu konularda somut çözüm üretene kadar, gerekli önlemleri alana kadar “darlamak.”
Şimdilik en önemli görev bu gibi gözüküyor.
Unutmadan doğal afet sadece deprem değil.
O sebeple Edirne’de zaten büyük deprem olmuyor deyip, kulağımızın üstüne yatmayalım değil mi sevgili okur?
***
Sosyal medya artık günlük hayatımızın bir parçası.
Toplumun büyük bir kesimi, sosyo - ekonomik yapısı fark etmeksizin sosyal medya platformlarını kullanıyor.
Bu platformlar çoğunlukla haber almak ve yaymak için kullanıldığından, paylaşımlarda yer alan bilgilerin doğruluğu ve güvenirliği çok önemli.
Salgınla birlikte bir kez daha gördük ki sosyal medya (yine sosyal medya platformlarında çokça paylaşılan, kaynağına dair çeşitli atıflarda bulunan) özlü bir sözü; “Gerçek ayakkabılarını giymeden, yalan dünyayı üç kez dolaşır”ı ironik bir biçimde kendi eliyle doğruluyor.
Gereksiz panik havası yaratan paylaşımlar, doğruluğundan emin olunmadan bazen de “Aman ben de paylaşayım da eksik kalmayayım” dürtüsüyle yapılan paylaşımlar özellikle afet anlarında bilgi kirliliğine neden olup, kısıtlı kaynakların yanlış kullanımına yol açabiliyor.
Afetlerde asıl kullanmamız gereken sosyal medyanın popülerliği değil.
“Duyar kasmak” hiç değil.
Özellikle böyle anlarda gerçek faydanın peşinde olarak, sosyal medyanın gücünü kullanmak.
Ardı ardına travmatik görüntüleri paylaşarak yaralara derman olduğunu sanmak yerine, teyitli bilgiler ve yardım listelerini paylaşarak insanlara gerçekten yardım ulaştırmaya çalışmaya katkı sağlamak çok daha iyi değil mi?
Duygu ve düşüncelerinizi paylaşmayın demiyoruz ama bu tür durumlarda “vicdan mastürbasyonu” yerine “gerçek fayda”nın peşinde olmak bence artık vatandaşlık görevi.
Madem bu sosyal medya artık hayatımızın bir parçası bari bu durumlarda maksimum verim alalım kendisinden.
Böyle bir işe de yarasın hazret! 



Kaynak: İlkyaz Savaş 182 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Bu yazıya toplam 5 puan verildi.

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar
“Sal bizi” 28.1.2021
Komplo teorisi 21.1.2021
Hazır mıyız? 14.1.2021
“Soul” 7.1.2021
Mutlu yıllar! 31.12.2020
Depresif mi? Ya ne olacaktı? 24.12.2020
Su tasarrufu 17.12.2020
Tükenmişlik sendromu 10.12.2020
Bir kalbe kaç yas sığar? 3.12.2020
Herkesin Karantinası Kendine 26.11.2020
Başa döndük 19.11.2020
Yalnız değilsin 12.11.2020
Deprem 5.11.2020
Otomatik pilot 29.10.2020
Dünya Gazeteciler Günü 22.10.2020
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 81
Web Siteleri 130
Facebook 125
Twitter 9
Instagram 6
Youtube 14


Ankete 365 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
Çoğunuz oradaydınız, yalan mı?
Murat Savaş

Cüneyt Özdemir
ALGILANAN ZAMAN
Cüneyt Özdemir

İlkyaz Savaş
“Sal bizi”
İlkyaz Savaş

Nefize Ramadan
İç doğamız ve YOGA
Nefize Ramadan

Recep Duymaz
İstiklal Marşı’mız TBMM’nde – 4
Recep Duymaz
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2021 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.