Edirne 19°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
Yoksulun Yanında Olan Kurum: Vakıf - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Yazarlar » Recep Duymaz
Recep Duymaz Recep Duymaz
rduymaz@gmail.com
Yoksulun Yanında Olan Kurum: Vakıf 17.5.2019 - 10:27:44
Müslüman Türk milleti tarihi boyunca yoksul, hasta, engelli ve mazlum insanların yanında olmuştur. Öyle ki “mazlumun dini sorulmaz” düşüncesiyle yardım elini, yönetimi altında bulunan Müslüman olmayan kimselere de uzatmıştır. Bunun delili, kurdukları binlerce vakıftır. Bugün de devam eden bu geleneği, tanımak ve devam etmesine katkıda bulunmak bir insanlık görevimiz olduğunu düşünüyorum.



Bu konunun gündemde kalmasını sağlamak ve vakıf düşüncesini yaygınlaştırmak maksadıyla mayıs ayının ikinci haftası, ülkemizde “Vakıflar Haftası” olarak kutlanmaktadır. Peki vakıf nedir? Eğitimin temel ilkelerinden biri, konuyu, basitten karmaşığa doğru ilerleyerek anlatmaktır. Biz de buna uyarak vakıf kelimesinin anlamından başlayalım.  

“Vakıf” kelimesi, sözlük anlamıyla, “durdurma, ayırma, bağlama” anlamlarına gelir. Terim anlamıyla ise kelime İslam hukukunda daha dar ve belli bir anlam kazanmıştır. Kısaca şöyle açıklanabilir: Vakıf, bir mal veya mülkü başkasına satılmamak şartıyla hayırlı bir iş için ayırmak ve karşılıksız olarak vermek demektir. Bir mal veya mülkü bir hayır için vakfetmenin temelinde devamlılık düşüncesi vardır. Bir cami, bir köprü bir şifa yurdu, bir hastane, bir okul yaptıran ve onları vakfeden kimse, insanlara devamlı olarak faydalı olmak istediğini ortaya koymuş demektir.

Başta Türk olmak üzere İslam dünyasında tarihsel akış içinde çok sayıda vakıf kurulmuştur. Bunun en önemli sebebi, peygamberimizin bu yoldaki bir hadisidir: “Bir iyiliğe sebep olan onu yapmış gibi sevap kazanır”. “ İnsan ölünce sevap kazanması sona erer; ancak üç kimse müstesnadır: 1) İnsanların devamlı olarak faydalandıkları bir eser bırakmak, 2) İnsanlara faydalı bir bilimsel bir eser bırakmak, 3) Kendisine dua eden hayırlı bir evlat bırakmak”. Bu özelliklere sahip bir kimse, eserleri devam ettiği müddetçe sevap kazanmaya devam eder. Bu özelliklerin temelinde başkalarına faydalı olmak düşüncesinin bulunduğu açıktır. Bir Batılı düşünür bu düşünceyi, yüzyıllar sonra “Acı duyabiliyorsan canlısın…, başkasının acısını duyabiliyorsan insansın…” cümlesiyle anlatmaya çalışmıştır. Şu farkla ki bizdeki vakıf kurumu, başkalarının acısını duymakla yetinmemiş, ona çare olmaya çalışmakla bu düşünceyi hayata da geçirmiştir.

Osmanlı döneminde çok sayıda vakıf kurulmasının bir başka sebebi, Türklerin devlet anlayışıdır. Osmanlı Türklerine göre devletin görevi, güvenliği, adaleti ve din serbestliğini tam olarak sağlamaktır. Bunların dışındaki, başta eğitim olmak üzere toplumda ihtiyaç duyulan, işlerin yapılmasını, devlet, halka bırakmıştır. Halk da bu görevi kurduğu vakıflar vasıtasıyla yürütmüştür.           

Kurulmuş vakıfların çokluğu ve çeşitliliği karşısında bugün hayranlık duymamak mümkün değildir. Eğitim, kültür, sağlık, spor ve din… hizmetleri veren vakıfların yanında, evlenecek fakir kızların çeyizlerini hazırlama ve çocukların oyun oynarken kaybettikleri eşyanın bedelini ödeme vakıfları bile kurulmuştur…

İslam dünyasında peygamberimizin Medine’deki kişisel mülkü olan Fedek arazisini vasiyet yoluyla fakir Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamak için vakfetmesiyle başlayan vakıf geleneği, yüzyılların akışıyla İslam dünyasında giderek büyümüş, dalları Anadolu, Kafkaslar ve Balkanları da gölgesine alabilecek geniş bir çınar olmuştur… Öyle ki on yedinci yüzyılın başlarına geldiğimizde bu çınarın Balkan şehirlerindeki gölgesinde barındırdığı vakıf eserlerinin sayısının çokluğunu, bugün belgelerden takip edebiliyoruz:

On yedinci yüzyılın başlarında Sofya’da 53 cami, 40 mektep; Filibe’de 53 cami, 70 mektep, 9 medrese, 11 tekke, 9 darülkurra; Eski Zağra’da 17 cami, 42 mektep; Vidin’de 27 cami, 17 medrese, 11 mektep, 7 tekke; Şumnu’da 50 cami; Varna’da 41 cami; Silistre’de 40 cami, 40 mektep, 8 medrese, Tırnova’da 26 cami, 20 mektep, 10 tekke; Mostar’da 47 cami, 11 mescit, 40 mektep, 7 medrese bulunduğunu görüyoruz. Ecdadımız, hem cami, medrese ve mektep gibi eğitim kurumları yaptırmış, hem onların hizmetlerinin devamlı olması için onlara gelir getirecek vakıflar kurmuştur. Bunun en yakın örneği şehrimizdeki Darülhadis Camisi’dir. Bu caminin vakfiyesinde 188 dükkân, 2 fırın ve 3 evin geliri bu caminin ihtiyaçlarının giderilmesi için vakfedilmiştir.

Trakya Üniversitesi Balkan Araştırmaları Enstitüsü ile göçmenlerin kurdukları dernek ve federasyonların bir görevinin de Balkanlarda yok olmuş ve halen ayakta olan vakıf eserlerimizin tam bir listesini çıkarmak ve bugünkü durumlarını görsel malzemeyle destekleyerek ortaya koymak olmalıdır.

Cumhuriyet dönemine geldiğimizde zengin bir vakıf birikimiyle karşı karşıya kaldığımızı görüyoruz. Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyet Türkiye’sine sadece Anadolu coğrafyasından 7404 vakıf eserinin geçtiğini tespit edebiliyoruz…

Özüne uygun vakıf düşüncesini canlı tutmak ve giderek geliştirmek, sosyal devlet anlayışımızı hayata geçirecek, toplumsal hayatımızdaki eşitsizliği kısmen giderecek, hasta, sakat ve muhtaçların yüzlerini güldürecektir.

 

 



Kaynak: Recep Duymaz 263 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Henüz puan verilmemiş

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar
Büyüyen Beklentiler 24.5.2019
Yoksulun Yanında Olan Kurum: Vakıf 17.5.2019
Bilgi mi, Duygu mu Daha Etkileyicidir - 2 10.5.2019
Bilgi mi, duygu mu daha etkileyicidir? 3.5.2019
Üç Kitap 26.4.2019
Filibe’nin “Gayret”i 19.4.2019
Acıyı azaltan mermerler saltanatı 12.4.2019
Eğitimimiz nereye ? 5.4.2019
Hasan Rıza’ya sesleniş 29.3.2019
Terör mü, medeniyetler çatışması mı? 22.3.2019
Millî Mücadele’mizin Manevi Gücü: İstiklal Marşı’mız 15.3.2019
Yaşayan Ömer Seyfettin 12.3.2019
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 52
Web Siteleri 77
Facebook 95
Twitter 6
Instagram 2
Youtube 7


Ankete 239 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
Lavanta çılgınlığı
Murat Savaş

Recep Duymaz
Büyüyen Beklentiler
Recep Duymaz

Nefize Ramadan
Hırs
Nefize Ramadan

ÇiğdemSubaşı
Coğrafi işaret can simidi olacak
ÇiğdemSubaşı

Namık K. Döleneken
İsveç’te belediye başkanı olmak…
Namık K. Döleneken
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2019 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.