Edirne 15°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
Bilgi mi, Duygu mu Daha Etkileyicidir - 2 - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Yazarlar » Recep Duymaz
Recep Duymaz Recep Duymaz
rduymaz@gmail.com
Bilgi mi, Duygu mu Daha Etkileyicidir - 2 10.5.2019 - 10:36:57
O günden itibaren Sarı Gelin türküsünün sözlerini ve hikâyesini araştırmaya başladım.... Bitmek tükenmek bilmeyen varyantlarını gördüm... Türkü, çeşitli ülke, bölge, hatta şehirlere mal ediliyordu... Baktım işin içinden çıkamayacağım.... Sonunda bana en yakın olanı veya benim ona yakın olduğum varyantını seçmekle işi sonuçlandırdım... O da Abdülkadir Geylani ( XII. yy ) hazretleriyle ilgili olanıydı....



Rivayete göre Abdülkadir Geylani hazretleri, genç müritlerinden Sinan’ı, arkadaşlarıyla birlikte Kafkaslarda İslamiyet'i yaymak üzere görevlendirir...Sinan, gittiği yerlerdeki  sohbetlerinde, vaazlarında insanlara dünyanın fani olduğunu, bu geçici dünyanın güzellerine ve güzelliklerine kapılmamaları yolunda öğütler verir.... Nasihatler eder… Bir gün Penek şehrinin padişahının bahçesinde ileri gelenlerle sohbet ederken çiçeklerin arasında bir kız mı, yoksa bir kızın sarı bir çiçeğe dönüşmüş hayalini mi görür kestiremez..... Dalar gider.... Gidiş o gidiş... Genç mürit, bir fani güzele gönlünü kaptırmıştır... Benzi gün gün solmaya, gözleri kararmaya, bedeni erimeye başlar... Kıza haber gider.... Gizlice buluştuklarında Sarı kız, derinden sevildiğini anlar.... Sinan'ın gözünde artık ne sohbet, ne vaaz, ne nasihat kalmıştır....

                Arkadaşları durumu Bağdat'taki şeyhe bildirir. Şeyh, dört yüz kişilik silahlı bir kuvveti, Sinan ile Sarı kızı alıp getirmeleri için gönderir.... Ancak Penek padişahı, kızı güzellikle vermez… Bunun üzerine Sinan ve arkadaşları, iki sevgiliyi kaçırıp Bağdat’a götürmek için yola çıkarlar. Kars yakınlarındaki en yüksek dağı aşmak üzere tırmandıkları sırada Penek padişahının askerleri yetişir....

                Vuruşma başlar... Dört yüz yiğit, birbirlerine cesaret vermek için Allah Allah nidalarıyla yeri göğü inletir... Fakat bir ordu karşısında fazla direnemez, bir bir kırılırlar.... Bir ara Sinan, atını siper ederek Sarı kızı kucağına alır... Ona gözleriyle değil, kalbiyle bakar... Ölümün yaklaştığını sezer gibi olduğu o an, onu birden olgunlaştırır ve tasavvuftaki fani güzellikler, kulu ebedi güzelliklere götüren birer vasıtadır, hikmetinin sırrını anlar gibi olur... Ruhuyla onunla evlenmek ister.... Gözlerinin ta derinliklerine bakarak, ona “Sarı kızım!”, bir rivayete göre, “Sarı Gelinim!...”  diye hitap eder....O, artık Sinan'ın gelini olmuştur... Kucağındaki kızın yüzü, seyrine doyum olmaz manevi bir güzellik kazanmıştır... Kız, dudaklarını kımıldatıp bir şeyler söylemek üzereyken gelen bir kurşun, göğsünü parçalamıştır.... Sinan çılgına döner.... Karşılık vermek için ne silah, ne at ne de arkadaş arar.... Sadece içini dışa vurur: “Sinan ölsün Sarı Gelin.... ( Sen ölme!...) Sinan ölsün Sarı gelin... Sinan Ölsün Sarı Gelin...” Çok geçmeden iki sevgilinin ruhları, Kafkasların en yüksek dağından daha da yükseklere doğru uçup gider....

Bu hikâye halk arasında dört yüz yıl oradan oraya giderek söylenip durur… XVI. yüzyılda bir gönül ehli, bu dağınık hikâyeyi, derleyip toplar, bir türkü haline getirir ve sazın telleriyle birleştirerek besteler… Artık o, içerdiği derin anlamının yanına, müziğin ahengini ve insan sesinin sıcaklığını da katmıştır…

                Metinde bu varyantın doğruluğunu destekleyen somut işaretler vardır: Kars yakınlarındaki Allahuekber Dağlarının adının kaynağı, onların başında gelir. Allahuekber dağları bu adı, az yukarıda anlattığımız gibi, Abdülkadir Geylani hazretlerinin müritlerinin kızı geri vermemek için vuruşurken birbirlerini cesaretlendirmek üzere çıkardıkları Allah Allah seslerinden almıştır.....

                Sarı Gelin türküsünün metin yapısı da bu varyantı destekler.... Metinde tekrarlanan (Oy ninen ölsün Sarı Gelin) dizesinin türkünün yakıldığı XVI. yüzyılın başlarındaki aslı, ( Oy Sinan ölsün Sarı Gelin) şeklindedir... Bunun sebebi az yukarıda anlattığım gibi, bu cümleyi Sinan'ın, kucağında ölmek üzere olan Sarı Gelin'e bakarken söylemiş olmasıdır.... Metnin anlam akışı da bunu doğrular... Ninenin dağ başındaki vuruşma anında iki genç arasında ne işi vardır?.... “Ninen” kelimesi, türküye sonradan eklenmiştir…

Halk muhayyilesi, bu türkü yakılırken Sarı Gelin’in eline bir “divit kalem” tutturmuştur…. Bu da sanki genç kızın ölmek üzereyken sevgilisine söyleyemediklerini, kalemin yazması içindir… Nitekim türkü, bu kalemle yazıya geçirilmiş, bestelenmiş ve dört yüz yıl boyunca, dinleyen herkesin gönül tellerini titretmiştir…

                Estetik değer taşıyan güzel türküler, dinleyenleri duygu bakımından eğitir ve bu türküdeki Sinan gibi ince duygularla donatır… Artık onlar, bir genç kıza, bir güle baktıkları gibi bakarlar…. 

                1915 olaylarında hem Türkler, hem Ermeniler acılar yaşamıştır. Ermeniler, acılarını sanat yoluyla anlattıkları için çok taraftar bulmuş, biz ise sadece bilim yoluyla anlattığımız için az taraftar bulmuşuzdur… Bu durumda bundan sonra tutacağımız yol görünmüştür: Ermeni sorununu, dünyaya bilimin yanında hikâye, roman, şiir, müzik, resim, tiyatro, sinema, kısacası sanat ve estetik yoluyla da anlatmaya başlamamız yoludur…

               

 

 



Kaynak: Recep Duymaz 1464 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Bu yazıya toplam 5 puan verildi.

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar
İstiklal Marşı’mız TBMM’nde – 4 27.3.2020
İstiklal Marşı’mız TBMM’de – 3 20.3.2020
İstiklal Marşı’mız TBMM’de – 2 13.3.2020
İstiklal Marşı’mız TBMM’nin Gündeminde - 1 6.3.2020
İstiklal Marşı’mızı anlamanın başlangıcı 28.2.2020
Balkanlardan Dünyaya Açılan Hikâyecimiz 21.2.2020
Bomba etkisi yapan yazı 14.2.2020
Devamı Eden Güzellik 7.2.2020
Gece Gözlü Kız 24.1.2020
Asım’ın Neslinin Kişilik Özellikleri - 4 17.1.2020
Asım’ın Neslinin Kişilik Özellikleri – 3 10.1.2020
Asım’ın Neslinin Kişilik Özellikleri - 2 3.1.2020
Asım’ın Neslinin Kişilik Özellikleri - 1 27.12.2019
Mevlana’nın Yaşayan Yönü: Hoşgörü 20.12.2019
Asıl tepki ne zaman? 13.12.2019
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 67
Web Siteleri 105
Facebook 119
Twitter 7
Instagram 3
Youtube 12


Ankete 313 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
Bu rapor çok can yakar
Murat Savaş

Recep Duymaz
İstiklal Marşı’mız TBMM’nde – 4
Recep Duymaz

Cüneyt Özdemir
Turuncu Yelekliler Meydanlarda
Cüneyt Özdemir

Namık K. Döleneken
İsveç’te belediye başkanı olmak…
Namık K. Döleneken

Nefize Ramadan
Güzellik Nedir?
Nefize Ramadan
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2020 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.