Edirne 14°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
40 yıl hatırlı plaket - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Edirne
40 yıl hatırlı plaket 15.3.2019 - 10:17:09
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı, Edirne İl Sağlık Müdürlüğü ve Edirne Tabip Odası Başkanlığı’nın 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlediği programın plaket töreninde, duygusal anlar yaşandı. Meslekte 40’ıncı yılını dolduran Uzm. Dr. Aslan Sefer’e plaket takdim eden Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ise Sefer ile ilgili anılarını, tören katılımcıları ile paylaştı. Katılımcılar tarafından alkış alan konuşma sonrası Sefer’e plaketini takdim eden Demir; “Aslan ağabeyimi de bir kez daha görebildiğim için çok mutluyum” dedi.



40 yıl hatırlı plaket

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı, Edirne İl Sağlık Müdürlüğü ve Edirne Tabip Odası Başkanlığı, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında tören düzenledi. Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen törene Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Uzm. Dr. Mustafa İshak Yıldırım, Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Memet Akbal, öğretim görevlileri, doktorlar ve öğrenciler katıldılar.

Tören, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler anısına bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yaylı Topluluğu’nun müzik dinletisi ile devam eden törenin açılış konuşmasını Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Memet Akbal yaptı. Akbal, konuşmasında 14 Mart 1827 yılında Tıphane ve Cerrahhanenin açılmasının, Türkiye’de modern tıp eğitiminin ve Türk tıbbının kurumsallaşmasının başlangıcı olarak kabul edildiğini belirterek; “Bugün, 14 Mart 1919’da tıp öğrencilerinin İstanbul’un işgaline karşı Haydarpaşa’da toplanıp işgali protesto etmelerinin 100’üncü yıldönümüdür. Tıp öğrencilerinin bu protestosuna, dönemin ünlü hocaları ve hekimleri de katılmış, böylece 14 Mart 1919’da özgürlük ve bağımsızlık hareket olarak tarihimizde kutlanan ilk tıp bayramı olmuştur. Kutlu olsun” ifadelerine yer verdi.

Özgürlük ve bağımsızlığın, hekimlik mesleğinin karakterini oluşturduğunu söyleyen Akbal; “Çünkü hekimler, sağlıklı ve mutlu yaşamın ancak özgür ve bağımsız bir ülkede gerçekleşebileceğini en iyi bilen meslek grubudur. Cumhuriyet tarihi boyunca özgürlük ve bağımsızlık yanlısı düşüncelerinden geri adım atmayan hekimler, aynı zamanda demokrasinin, barışın, eşitliğin, aydınlanmanın da önemli temsilcileri olmuşlardır. 14 Mart Tıp Haftaları’nı tıpkı 1919’daki gibi tıbbiyelilerin, halkına duyduğu sorumluluk duygusuyla kutlayıp; halkın taleplerinin, hekimlerin talepleriyle birleştirmeye çalıştılar. İnsanın, insanca ve sömürüsüz bir dünyada yaşaması için mücadele eden, yaşamlarını bu uğurda yitiren tıbbiyeliler, tarihimizin gurur verici örnekleridir” dedi.

“Yükümlülük genelde devlette, özelde bakanlıkta”

Anayasanın 56’ncı maddesine dikkat çeken Akbal; “Anayasanın 56’ncı maddesi, ‘Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ demektedir. İnsan hakları ve biyotıp sözleşmesi ile hasta hakları yönetmeliğinde, tıbbın uygulanmasında insan onuruna saygı, insanın menfaatini, toplumun menfaatinin üstünde tutma, sağlık hizmetlerinden acil bir şekilde yararlanmayı sağlama, tıbbi müdahalelerin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun yapılması zorunluluğu, tıbbın uygulanmasında insan haklarının güvence altına alınmasını amaçlayan hükümler vardır. Hekimlerin, hastalarına insan haklarına, insan onuruna uygun bir sağlık hizmeti sunabilmeleri için gerekli çalışma koşullarını sağlama, bunun için gerekli bilimsel standartları belirleyip uygulama yükümlülüğü genelde devlete, özelde ise Sağlık Bakanlığı’na aittir” sözlerine yer verdi.

“Birinci basamağa başvuru yüzde 30’a indi”

Sağlık çalışanlarının, 15 yıldır uygulanmakta olan sağlıkta dönüşüm programı ile giderek artan bir şekilde, iş ve işyeri ile bağlantılı olarak çok sayıda olumsuzluk yaşadığını söyleyen Akbal; “Sağlık çalışanları yönünden iş yerinde yaşanan her türlü şiddet başta olmak üzere, aşırı iş yüklenmesi, çalışma süresinin fazlalığı, aşırı fiziksel ve ruhsal yorgunluk ile stres, ekibe uyumsuzluk, eğitim ve araştırma olanaklarında kısıtlılık, mesleğe ve kendine yabancılaşma psikososyal sorunlara neden olmaktadır. Kendi sağlığı bozulan bir çalışanın, hastaya mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun bir sağlık hizmeti sunması beklenemez. Bu anlamıyla sağlık çalışanlarının sağlığı doğrudan hastaların sağlık hakkı ile ilgilidir. Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı’nın pasif tutumu ve yapılan aşı karşıtı çalışmalar ile aşı reddi sayısı artmaktadır. Böylece aşı ile önlenebilir hastalıklardan ölümler olmaktadır. Aile hekimi arkadaşlarımız, iş yükleri artırılarak verimli koruyucu sağlık hizmeti veremez hale getirilmişlerdir. Aile sağlığı merkezlerinin yerelde yaygın olmamaları ve sevk zincirinin olmaması gibi nedenler ile 2011 yılında toplam poliklinik sayısının yüzde 40’ını oluşturan birinci basamağa başvuru yüzde 30’lara inmiş; birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkinliği azalmıştır” dedi.

“Sağlık hizmetinde nitelik düştü”

Sağlık kuruluşlarının öncelikli olarak kâr amacı gütmeyen, her türlü yatırım ve planlamada gereklilik ve verimliliği ön planda tutan kuruluşlar olması gerektiğini vurgulayan Akbal; “Oysa kamu hastaneleri birlikleri ile başlayıp, birlikler kaldırıldıktan sonra da devam eden neoliberal politikaların gereği olarak hastanelerin bir işletmedir. ‘Hastanelerde gelirin artırılması için tüm sağlık çalışanları çaba harcamalıdır’ düşüncesi devam etmektedir. Bunun sonucunda hekimlerin muayene için ayırdıkları süre kısalırken tetkik sayısı arttı, hastanede yatış süreleri kısaldı. Sağlık hizmetinin niceliği, niteliğinin önüne geçti. Performansa bağlı döner sermaye uygulaması ile ‘Ne yaptın?’ değil; ne kadar yaptığın önemli oldu. Tetkik ve tedavi süreçlerinde tıbbı gerekliliklerden çok performans ölçütlerinin karşılanması öne çıktı. Bunların sonucu olarak sağlık hizmetinde nitelik giderek düştü. Sağlık alanında yaşanan şiddet, uygulanan politikaların yetersizliği ve tutarsızlığı sonucunda dayanılmaz hale gelmiştir. Hekimler, sağlıkta kışkırtılmış tüketim nedeniyle yaşadıkları hasta istekleri sonucunda bilimsel bilgi ile toplumsal ve kurumsal baskı arasında kalmaktadırlar. Gerçek acil hastalara sağlık hizmeti vermesi gereken aciller, açık kapatma yerleri haline gelmiştir. Başta randevu olmak üzere çeşitli nedenlerle uzmana ulaşamayan hastalar, kontrol için bile acillere yönlendirilmekte, yatış verilmeyen hastaların rutin tetkikleri ve tedavileri acillerde yapılmaktadır. Acillerden, yeşil kodlu hastalar için ilave poliklinikler açılarak, aciller özendirilmektedir” ifadelerine yer verdi.

“Ayda en az bir kez şiddete maruz kalıyorlar”

Acil servislerde şiddetin en üst düzeye çıkarak her acil çalışanının her ay en az bir defa şiddete maruz kaldığını açıklayan Akbal; “Şiddet, bazen hasta ve yakınları tarafından, bazen yöneticiler tarafından, bazen de iş arkadaşları tarafından yapılmaktadır. Acil çalışanları, istifa ve yer değiştirmeyi çare olarak görmektedirler. Uygulanan sağlık ve eğitim politikaları tıp eğitiminin niteliğini düşürdü. Tıp fakültesi sayısının niteliğe bakılmaksızın artırılması, tıp fakültelerinde çalışma koşullarının zorlaşması ve özel sağlık kurumlarının cazibesi çok sayıda nitelikli öğretim üyesinin eğitim kurumlarından ayrılmasına neden oldu. Aramızda bulunan ve hâlâ kamuda eğitim ve sağlık hizmeti vermeye çalışan öğretim üyelerini tebrik ediyor, teşekkür ediyorum. Tıp fakülteleri tercih sıralamasında aşağılara indi. Mezun olanlar hasta ile birebir ilişkisi olmayan dallarda uzmanlaşmaya başladı. Sayın Sağlık Bakanı’nın da söylediği gibi, eğitim süreci en zor ve uzun olan branşlar tercih edilmez hale geldi. Sağlık alanında yaşanan şiddet ve soruşturulma korkusu, çekingen ve defansif hekimliğe yol açtı. Bunun sonucunda hem hekimler mutsuz ve verimsiz olmakta, hem de sağlık alanı zayıflamaktadır” dedi.

Büyük hekim yürüyüşüne davet etti

Sağlığı nitelikli ve verimli hale getirmek için sağlık çalışanlarının özlük haklarının güvenceye alındığı, gelecek kaygısının olmadığı, hasta ve hekim arasındaki ilişkinin karşılıklı güvene dayandığı, kamucu bir sağlık sisteminin getirilmesi gerektiğini söyleyen Akbal; “14 Mart’ın 100. yılında karanlığa karşı aydınlığı, dogmaya karşı bilimi, eşitsizliklere karşı adaleti, özlük haklarımızı ve sağlık haklarımızı savunmak için tüm hekimleri, 17 Mart Pazar günü İstanbul’da düzenlenecek olan ‘1919’dan 2019’a 14 Mart Büyük Hekim Yürüyüşü’ne davet ediyor, teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi. Akbal’ın konuşmasının ardından Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Uzm. Dr. Mustafa İshak Yıldırım ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir de birer konuşma yaptılar.

Plaket törenine özel anı

Konuşmaların ardından törende Edirne Tabip Odası ve Edirne İl Sağlık Müdürlüğü, meslekte 30, 35, 40 yılını dolduran doktorlara plaket takdim ettiler. Törende ayrıca Trakya Üniversitesi’nden mezun olan 5 bininci mezuna, Tıp Fakültesi’nde 25’inci yılını tamamlayan öğretim üyelerine ve fakülteden emekli olan öğretim üyelerine plaket takdim edildi. Meslekte 40’ıncı yılını dolduran Uzm. Dr. Aslan Sefer’e plaket takdim eden Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ise Sefer ile ilgili anılarını, tören katılımcıları ile paylaştı. Demir, Sefer’e plaket takdim etmeden önce yaptığı konuşmada; “Ben, yeni asistan olduğumda, Aslan ağabeyim 3’üncü sene asistanıydı. Bize çok emeği varmıştır. Aslan ağabeyin çok güzel bir özelliği vardır. Teknik işleri, cihaz bakımlarını çok iyi yapar. 1987 yılında biyomedikal diye bir şey yok. Cihazları kim tamir edecek? Kardiyolojinin ve koroner yoğun bakımın bütün cihazlarını tamir ederdi. Hatta kendi aramızda, ‘Teknik Yardımcı Doçent Aslan Sefer’ diyorduk. Kendisine bu plaketi verebildiğim için çok mutlu oldum. Aslan ağabeyimi de bir kez daha görebildiğim için çok mutluyum” ifadelerine yer verdi. Tören, Balkan Kongre Merkezi Fuaye Salonu’nda düzenlenen kokteyl ile sona erdi. 

 

 

 



Kaynak: Uğur AKAGÜNDÜZ 148 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Bu habere toplam 1 puan verildi.

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Kategoriye Ait Diğer Başlıklar
Amatör spora 1 milyon TL Amatör spora 1 milyon TL 25.3.2019
Genç Avukatlar, yöneticilerini seçti Genç Avukatlar, yöneticilerini seçti 25.3.2019
Ertekler’in prestij projesi Ertekler’in prestij projesi 25.3.2019
Kitaptan sanata Edirne tarihi Kitaptan sanata Edirne tarihi 25.3.2019
3 nehirde kürek çektiler 3 nehirde kürek çektiler 25.3.2019
Genç Bilâller Selimiye’de yarıştı Genç Bilâller Selimiye’de yarıştı 25.3.2019
Batı’nın parantezinden kurtulacağız Batı’nın parantezinden kurtulacağız 25.3.2019
Vali Canalp huzurevinde Vali Canalp huzurevinde 25.3.2019
Yanan evinden çıkamadı Yanan evinden çıkamadı 25.3.2019
Meriç’te can pazarı Meriç’te can pazarı 25.3.2019
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 48
Web Siteleri 71
Facebook 88
Twitter 5
Instagram 2
Youtube 7


Ankete 221 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
Seçim soruları
Murat Savaş

Recep Duymaz
Terör mü, medeniyetler çatışması mı?
Recep Duymaz

ÇiğdemSubaşı
Silivri modeli tarım ne getirir?
ÇiğdemSubaşı

Nefize Ramadan
Sakin kalabilme sanatı
Nefize Ramadan

Namık K. Döleneken
İsveç’te belediye başkanı olmak…
Namık K. Döleneken
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2019 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.