Edirne 29°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
Yaşayan Ömer Seyfettin - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Yazarlar » Recep Duymaz
Recep Duymaz Recep Duymaz
rduymaz@gmail.com
Yaşayan Ömer Seyfettin 12.3.2019 - 11:30:49
Edebiyat tarihimizde modern/realist hikâye Tanzimat döneminde başlamıştır. Ali Aziz Efendi’nin Muhayyelât’ından (1852) sonra, Emin Nihat’ın Müsameretname’si (1871) ve Sami Paşazade Sezai’nin Küçük Şeyler (1891) adlı hikâye kitabıyla gelişen bu tür, hem teknik, hem içerik bakımından güzel örneklerini Servet-i Fünun Edebiyatı’nın kurucularından biri olan Halit Ziya Uşaklıgil’in eliyle verir.



Bununla beraber küçük hikâye türünün edebiyatımızda yerleşmesini ve giderek yaygınlık kazanmasını sağlayan hikâyecimiz Ömer Seyfettin’dir. O, yazdığı 160 civarında hikâye ile bu türü, hem içerik ve teknik, hem de dil bakımından daha da geliştirmiş, Türk okuyucusuna sevdirmeyi ve benimsetmeyi başarmıştır.

Ben bu gerçeği gözlemlerime dayanarak anlatıyorum. İşte onlardan biri:

İlkini Gönen’de, orta ve yükseköğrenimimi İstanbul’da gördüm. Evlerde, pansiyonlarda ve yurtlarda kaldım. Öğrenciliğim boyunca kaldığım yerlerde, okuduğum okul ve fakültelerde zaman zaman yurdumuzun çeşitli illerinden gelmiş öğrencilerle tanışıyordum. Bazen tanışmamız biraz daha ilerleyince sıra nereli olduğumuzu sormaya geliyordu. Gönenli olduğumu söyleyince muhataplarımdan her zaman aynı cümleyi duyuyordum. Değişik zaman ve mekânlarda tanıştığım Uşak, Antalya ve Malatyalı arkadaşlarımdan da hep aynı cümleyi duyuyordum.  

Çalışma hayatımın ilk yıllarında, edebiyatla pek ilgisi olmayan bir üniversite sanılan İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Türkçe okutmanlığı görevine atandığım zaman ilk günlerde ben de bir ara aynı sanıya kapılmış, bu fen ve teknik adamların arasında ne yapacağım diye kendi kendime sormuştum. Fakat hayret. Çok geçmeden tanışmaya başladığım oradaki hocalardan da şaşılacak bir şekilde aynı cümleyi duymaya devam ediyordum. Ben Gönenli olduğumu söyler söylemez, çok değişik zaman ve mekânlardaki muhataplarım, sanki aralarında önceden anlaşmışlar gibi hemen Ömer Seyfettin’in o meşhur “And” hikâyesinin ilk cümlesini mırıldanıyorlardı: “Ben Gönen’de doğdum”.   

Gönen’in kendisini tanıtacak başka özellikleri de vardır. Kaplıcası, Dağ ılıcası, Denizkent’i ve Oya pazarı onlardan sadece birkaçıdır. Ama ben yaşayarak gördüm ki onlardan hiçbirisi, Yeşil Gönen’i Türkiye’ye Ömer Seyfettin’in “And” hikâyesinin bu ilk cümlesi kadar yaygın ve sürekli bir şekilde tanıtamamıştır. Bu gözlemim, Ömer Seyfettin’in şöhretini, daha doğrusu edebiyat ve sanatın gücünü gösteren örneklerden sadece birisidir.

Ömer Seyfettin’in hikâyeleri konu, kişi, zaman ve mekân bakımından büyük bir zenginlik ve çeşitlilik gösterir. Bireysel konular, toplumsal ve tarihsel konular onun hikâyelerinde sık sık karşımıza çıkan konulardır. Bunlara uygun olarak onun hikâyelerini okurken kendimizin çoğu zaman çocuklar, gençler, yaşlılar, öğretmenler ve subaylar arasında kaldığımızı hissederiz. Onun hikâyeleri, hem kendisinin içinde yaşamakta olduğu aktüel zamanın olaylarını, hem geçmişin, uzak ve yakın tarihin olaylarını, bir hikâye kılığında anlatır. Ömer Seyfettin’in asıl hikâyelerini yazmaya başladığı yıllardan itibaren İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesi, İkinci Abdülhamit’in tahttan indirilmesi, Balkan Savaşı’nın başlaması, devletimizin Birinci Dünya Savaşı’na girmesi ve nihayet Mütareke ile Osmanlı Devleti’nin hazin yıkılışı gibi tarihimizin en acı olayları yaşanır. Bir subay olarak bütün bu olayların içinde bulunan Ömer Seyfettin, güçlü gözlemi ve kuvvetli kalemiyle bütün bu faciaların unutulmaz sahnelerini hikâyelerinde gözlerimizin önüne sermiştir.

Mekân olarak Balkanlar, onun hikâyelerinde geniş bir yer tutar. Ömer Seyfettin, (1903 – 1914) yılları arasında başta Selanik olmak üzere Balkan coğrafyasında Üçüncü Ordu bünyesinde görev yapmıştır. Bu görev süresince bugün Bulgaristan, Makedonya ve Yunanistan sınırları içinde kalan Velmefçe, Pirlepe, Osenova, Pirbeliçe, Serez, İştip, Babına, Demirhisar, Cumayıbâlâ, Razlık, Köprülü, Yakorit… köy ve kasabalarında bulunmuştur. O yıllar Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşlarını verdiği yıllardır.  Yine o yıllar, Müslüman Türklerin altı yüzyıldır vatan bildikleri Balkan coğrafyasından çekildikleri ve Anadolu’ya doğru göç etmeye devam ettikleri yıllardır. Ömer Seyfettin’in bu olayları konu edindiği hikâyeleri, bugün öğretmen, din adamı, siyasetçi ve sorumluluk duygusuna sahip aydınlarımız için meselelerle dolu metinledir. Bu meselelerin başında o faciaların niçin yaşandığı ve tekrar yaşanmaması için nasıl bir eğitim ve siyaset anlayışının uygulanmasının tespiti gelir.

Ölümünün doksan dokuzuncu yıldönümü (6 Mart 1920) münasebetiyle bugünlerde liselerde, üniversitelerde ve çeşitli sivil kuruluşlarda Ömer Seyfettin’i anma ve anlama toplantıları yapılmaktadır.  Bu, onun fazlasıyla hak ettiği bir ilgidir. Ömer Seyfettin’in bugün eğitim, sanat ve siyaset çevrelerinde yaşamaya devam etmesinin kanaatime göre öncelikli iki sebebi vardır. Biri hem edebiyat eserlerinde, hem düşünce eserlerinde temiz bir Türkçe kullanması, diğeri de kafaların bulanık olduğu İkinci Meşrutiyet’in ilanını takip eden yıllarda milliyet duygusunu ısrarla öne çıkarmak suretiyle aydınlık yolu göstermiş olmasıdır. Bu yolla o, milletiyle bütünleşmiş ve kaynaşmış bir edebiyatçıdır. Milletiyle bütünleşen sanatçı siyasetçi ve devlet adamları her zaman hatırlanır ve gönüllerde yaşamaya devam ederler.

               

 

 

 

 



Kaynak: Recep Duymaz 481 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Bu yazıya toplam 5 puan verildi.

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar
Büyüyen Beklentiler 24.5.2019
Yoksulun Yanında Olan Kurum: Vakıf 17.5.2019
Bilgi mi, Duygu mu Daha Etkileyicidir - 2 10.5.2019
Bilgi mi, duygu mu daha etkileyicidir? 3.5.2019
Üç Kitap 26.4.2019
Filibe’nin “Gayret”i 19.4.2019
Acıyı azaltan mermerler saltanatı 12.4.2019
Eğitimimiz nereye ? 5.4.2019
Hasan Rıza’ya sesleniş 29.3.2019
Terör mü, medeniyetler çatışması mı? 22.3.2019
Millî Mücadele’mizin Manevi Gücü: İstiklal Marşı’mız 15.3.2019
Yaşayan Ömer Seyfettin 12.3.2019
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 53
Web Siteleri 80
Facebook 98
Twitter 6
Instagram 2
Youtube 7


Ankete 246 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
Dingo’nun ahırı mı orası?
Murat Savaş

Recep Duymaz
Büyüyen Beklentiler
Recep Duymaz

Nefize Ramadan
Güzellik Nedir?
Nefize Ramadan

ÇiğdemSubaşı
Coğrafi işaret can simidi olacak
ÇiğdemSubaşı

Namık K. Döleneken
İsveç’te belediye başkanı olmak…
Namık K. Döleneken
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2019 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.