Edirne Gündem Gazetesi
,  
Video Galeri Foto Galeri Sinema Firma Rehberi Sitene Ekle Arşiv Künye
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
Kent Konseyi üzerine - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Yazarlar » N. Kemal Döleneken
N. Kemal Döleneken N. Kemal Döleneken
1Test@Test.com
Kent Konseyi üzerine 7.12.2017 - 16:20:22
Bu hafta Edirne Ahval Gazetesinde Kent konseyi dosyasını okudum. Tarafların, bilim insanlarının ve halkında görüşlerine yer verilen başarılı bir çalışma idi. Geçen hafta basın ile ilgili eleştirel bir yazı okumuştunuz köşemde, bu hafta da kent konseyleri üzerine birkaç söz söyleyeceğim. Eleştirenlerin de eleştirilmesi gerekliliğine inanlardanım.

Eleştirilemeyecek kişi veya kurumlar var oldukça sağlıklı bir demokrasinin gerçekleşmeyeceğini anlamamız gerekiyor.

Öncelikle toplumumuzda eksik olan tartışma adabı ve uzlaşma geleneğinin olmaması bu sorunların kaynağı. Özlü bilgiden çok, yüzeysel değer yargıları, şartlanmalar, varsayımlar üzerinden yürüyen bir kargaşa ortamı tartışma diye sunuluyor. Çoğunluğun karşısındakini dinlemek, anlamak, değerlendirme yapmak gibi bir niyeti yok. Her ne şekilde olursa olsun kafasındaki düşünceyi karşısındakilere dayatma ve onu kabul ettirme dışında bir çözüme inananımız az.
Özellikle birey olamayanlar, küçük topluluklar içinde aynı inancı paylaşarak şartlananlar ile sorun daha da zorlaşıyor. Tek bir kişinin bir başkasının tezini benimsemesi dünyanın sonu değil. Ancak birbirine karşı sorumluluk duygusu besleyen, birbirini denetleyen, söz verilmiş yan yana duruşları yaşayanlar kişi ve gruplarda sorun daha büyük. Başkalarının tezleri kendi dar çevrelerinin düşüncesinden farklı ise onu reddetmek en kolayı. Aynı mahallenin çocuklarının diğer mahalle çocuklarına karşı gösterdikleri dayanışma benzeri bir tavır bu. Doğru - yanlış, haklı - haksız olması önemli değil, önemli olan sürüden ayrılmamak.

Uzlaşma geleneği nasıl oluşabilir? Siz saygı kavramını en başa koyun bakın, arkasından çorap söküğü gibi gelir çözümler. Kendimize saygı, karşımızdakilere saygı, kurumlara saygı, insana, doğaya saygı vs… Saygının yanı sıra iyi tanımlanmış kurallar ve o kurallara uyan bireyler gerekir doğruya varabilmek için. Saygı ile başlayan iyi tanımlanmış kurallara uyularak geliştirilen düşünce doğruya daha kolay yaklaşır.
Toplumlarda örgütlü kesimlerin sözcülüğünü onların yöneticileri yapar. Sendika, dernek vakıf gibi sivil toplum örgütleri, meslek odaları, barolar gibi kamu meslek örgütlerinin başında bulunanlardan beklenen üyelerinin görüşlerini farklı platformlarda dile getirmesi yönündedir. Bizim geleneğimiz ne yazık ki bu yönde oluşmamıştır. Bu kuruluşların başkanları çoğu zaman, bırakın üyeleri, yönetim kurulunun bile görüşünü almadan kendi görüşlerini dile getirirler. Kendi görüşlerine değer verilmeyen üyeler de zaman içinde yönetimden uzaklaşır ve katılım dibe vurur. Yani sorun öncelikle örgütlerin kendi içindeki katılım eksikliğinden başlar. Ve yöneticiler de sadece sonucun altını çizerek: “Görüyorsunuz üyeler ne kadar ilgisiz?” diye dert yanarlar.

Kent konseyleri bu örgütlerin yöneticilerinin, muhtarların ve toplumun dinamik unsurlarının at oynatması için oluşturulmuş olamaz. Eksik olan katılımı artırmak için ortaya çıkan bir modelin örgütsüz çoğunluğun sesi olamaması halinde varlık nedeni ortadan kalkar. Örgütlü olanlar zaten seslerini duyurabiliyorsa, konseyler örgütsüz halkın düşünce ve beklentilerini yönetenlere aktarma görevini üstlenmelidirler. Yoksa kenti yönetenlerin alacağı kararlar ve uygulamaları ile ilgili tartışma açmak sadece şekilsel bir iştir. Asıl görev evinde oturan, mahallesinde sessiz duran halkı karar verme sürecine katabilecek yöntemler geliştirmektir.
Ancak görünen o ki, yıllar geçmesine karşın kent konseylerinin büyük bölümü kabuğunu kıramamış, dar bir kesimin yöneticiler ile fikir alışverişi yaptığı gruplar olarak kalmıştır.

Edirne’de Kent Konseyi’nin kuruluş toplantısını yaşayanlar daha ilk adımda yeterince kucaklayıcı olmak yerine denetim altında tutulabilecek bir oluşum istendiğini anımsayacaklardır. O gün bir belediye meclis üyesi olarak katılıp, terk etmek zorunda kaldığım toplantıdan bugüne iyi niyetle de olsa, çok çaba da gösterilse sessiz halkın sesi olma noktasına gelememiş bir yapı var elimizde ne yazık ki. Dilerim bunca yaşanandan sonra daha kucaklayıcı, halkın sesini yansıtacak bir kent konseyi olsun yaşamımızda.


Kaynak: N. Kemal Döleneken 138 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
Tavsiye Word'e Aktar
1 2 3 4 5 Henüz puan verilmemiş
Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar
Yanlış Anımsıyorsun Melih Hoca... 14.12.2017
Kent Konseyi üzerine 7.12.2017
Gazeteciler Ne Kadar Masum? 1.12.2017
Benim Mazeretlerim Var, Onlar Asabi 27.11.2017
Plana Bir Müellif Aranıyor.. 27.11.2017
Özür Diliyorum 27.11.2017
Edirne Büyükşehir Mi Olmuş? 20.11.2017
Tarih İnsan Hatalarını Yüzüne Vurur Mu? Selimiye, UNESCO Bazı Gerçekler 20.11.2017
Aşağı Tükürsen Sakal, Yukarı Tükürsen Aman! 20.11.2017
Vay Canına.. 20.11.2017
Ne Yazık Ki Önleyemedik Diyeceğiz.. 20.11.2017
Trakya Planlamasında Söz Sırası Bende 20.11.2017
Görkemli Bir Yazı... 20.11.2017
Murat Savaş
Tavuk su içtikten sonra nereye bakar?
Murat Savaş

N. Kemal Döleneken
Yanlış Anımsıyorsun Melih Hoca...
N. Kemal Döleneken

Filiz Mandacı
Sanal Savaşçı
Filiz Mandacı

Arzu Gülsün
Bugün ne oldum deme, yarın ne olacağım de!
Arzu Gülsün
© Copyright - 2005-2017 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.

Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor